0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Cevap Yaz Yeni KonuOkunmadi SayYazdir
AH ŞU HAYIRLARIMIZ DA OLMASA

Düşüncelerimiz tıpkı bir yağmur tanesi gibi saydam ve akışkandır. Hayatımızın
seyrini değiştirip, ona yön vererek hislerimizin merkezine iner.


Bizler her yaz mevsiminde, deniz kenarına çekilir, başımızda güneş, bronzlaşmış bedenimizle bulutsuzluğun coşkusunu yaşarız. Bilinçaltımıza yerleşmiş hislerimizin merkezindeki yağmur tanelerinin gözyaşlarından habersiz öylece yanıp kavrulmaktayız

Düşüncelerimiz her ne kadar somutsal olarak görülse de, aslında soyutsaldır. Onun içinde gerçeklik yoktur ve etrafında akıp gitmekte olan düzen hakkında hiç durmadan sürekli yorumlar yapar ve gerçek olmayan yalan yanlış hisler uyandırır. Aslında düşüncelerimizin yöneticisi hislerimizdir ki, onlar görünmez kahramandır.

Görünmezdirler, çünkü önlerinde kocaman ulu bir çınar vardır. Bu çınar rüzgârın
sesini her ne kadar yüreğinde hissedip, bedenine işlese de asla hareket edemez.
Yapraklarını özgürce etrafa savurup, içindeki coşkuyu kimseciklere gösteremez.
Anlayacağınız hareket edemeyecek kadar hastadır. Çünkü onu her geçen gün zehirleyip yatağa düşürebilecek bir ‘hayır' ı vardır.

‘Hayır' egomuzu besleyen kötü bir zehir gibidir… Varlığı her geçen gün bizlerden bir şeyler yitirir.

Mesela, üst düzey bir yöneticisiniz ve öğle saati oldu yemek yiyeceksiniz.
Etrafınızda size eşlik edebilecek yüzlerce çalışanınız olmasına rağmen siz sırf egonuzu ‘hayır' ile beslediğiniz için onları görmezden gelirsiniz. Siz patronsunuzdur, onlar çalışan. Siz emredensiniz, onlar uygulayan, Aradaki bu göreceli farktır sizleri korkutan...

‘Hayır' kendisini şekillerle süslemeye çalışan göreceli bir kavramdır. Onun
temelinde gerçeklik yoktur ve sizler bu yalanın içerisinde kendinizi bulmakta güçlük çeker, her geçen gün zehrin etkisiyle kaybolmaya doğru hızla ilerlersiniz. Hem de hiç ardınıza bakmadan…

Bu sebepledir ki içinizde var olan düşüncelerinizi, duygulara yönlendirmekten asla korkmayın. Çünkü düşünceleriniz her zaman bir şeylere bağlıdır. Hiçbir zaman olsun
yapmak istediğiniz şeyin kendisi olamaz.

Örneğin; karnınız çok aç ve envai çeşit yemekler düşünmektesiniz. Ama sırf bu
yiyecekleri düşündüğünüz içinde karnınız doyabilir mi, elbette ki doymaz. Karnınızı doyurabilmek için, yiyebilmeniz, yiyebilmeniz için duygularınızın yoğunluğu lazım.

‘Hayır'larla beslenmiş egonuzdan kurtulmaya çalışın. Duygularınıza sıkıca tutunup, onları sakın bırakmayın. Aksi takdirde hep başkalarının hayatlarını yaşamak zorunda
kalırsınız.



Saygılarımla,
Tuğba ALTUN




Facebook'a Ekle Cevap Yaz
-ENK-
Kasım 19, 2009, 06:30:32 ÖS


Bu mesajı alıntı ile cevaplaAlıntı

Teşekkürler. Güzel bir makale

Ama katılmadığım yönleri var örneğin bir patronun çalışanları ile birlikte yemek yememesinde ard niyet düşünmek.

Bence o patrondur ve öyle olması gerekir.
 Kendimi onun yerine koyarak düşünüyorum mesela 30 tane çalışanım var  ve yemekte 4 kişilik masalar var
Hangi 3 tanesini seçeyim hadi buna çözüm bulduk
Bir dolu damlası gibi kafamı yaran öbür düşünceye nasıl çözüm bulacağım
Sen patronsun çalışanlarına yüz verirsen sözün dinlenmez işlerini özensiz yaparlar.   
Gerçekten böyle insan fitrati yumuşaği görünce yatma eylemine daha yakın.

Bu yüzden düşünce nin nerden çıktığı nereye gittiğinden daha çok ne niyetle çıktığı ve dolayısıyla ne niyetle
Hayır dendiği dir önemli olan.
Bence Düşünce eylem merkezine doğru yola çıkmadan önce iki kutsal yazıcı tarafından kayıt altına alınarak çıkar.
-Nereye gidiyorsun
-Hayır demesi için beyine emir vermeye
-neden hayır demesini istiyorsun
-çünkü ben patronum
-patron un işçisi ile yemek yemesini engelleyen durum nedir?
-işçiler yüz bulur
-işçiler yüz bulursa ne olur?
-iş yürümez
-iş yürümezse ne olur
-çalışanlarım aç kalır.
Tamam gidebilirsin.
Gibi kendilerine bildirilen günah ve sevap kategorisine ulaşana kadar sorarlar.
Ve bu onlarca yüzlerce sorgu milisaliseler içinde gerçekleşir.
Ve harekete geçtiği an yazarlar.

Bence düşünceyi harekete geçirmeden önce ruh da bir sorgu görevlisi gibi niyete kadar sorgulamalidir niyetin hayır mı şer mi olduğunu bilmek onu ortaya çıkaran ruha göre çok kolay birşeydir.

Allah u teala bir ayetinde şöyle buyuruyor.
Size şah damarınızdan daha yakınım.
Bu ürpertici ayetle bizde şunu anlamalıyız;
Gerçekten ben kötülük düşünmemiştim iyi niyetle yapıyorum bunu diyerek karşımızdakini kandırabiliriz belki ama şah damarımızdan daha yakını kandıramayız...

Eleştirel haber ve bilgi portalına hoş geldiniz.



Facebook'a Ekle Cevap Yaz
aXi
Kasım 24, 2009, 02:34:08 ÖS


Bu mesajı alıntı ile cevaplaAlıntı

Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yanıtla | Yazdır

TinyPortal v1.0 beta 3 © Bloc




3D Mimari Sunum | Toptan Mont | Toptan Sort | Toptan Bot | Çocuk Montu | Bebek Montu | Bebek Montlari | Ucuz Bot | Ucuz Mont | Çocuk Abiyeleri | Sünnet Kiyafetleri | Deniz Sortu | Deniz Sortlari | Toptan Gömlek | Toptan Pardesü | Toptan Takim Elbise