Hangi Türkiye iyi ben göremiyorum Ya SeN
Son bir kaç yıldır Türkiye'nin çıta atladığı, büyüme rekorları üzerine büyüme rekorları kırdığı gerek Yandaş medya ve gereksede dünya basını tarafından onaylandığı haberleri sinir sistemlerimi fazlası ile bozmaya başladı. Bir İstanbul vatandaşı olarak çevreme baktığımda Tayyip Erdoğan faktörü İstanbul'da tam 14 senedir var. Yani Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak 1996 da Önderliğini ilan etti. Genel Seçimlerde de Ak Parti olarak Türkiye'yi idare etme hakkını kazandı. Üstüne üstlük son genel seçimlerdede bariz bir oy oranı ile Türkiye'nin yarısının oyunu alarak büyük bir farkla ve hakla 2011 yılına kadar geldi. 2011 Yazında genel seçim yapılacak. Bir çok anket çalışması sonuçlarına baktığımızda Tayyip Erdoğan Ak Parti si çok fazla kan kaybetmişe benzemiyor. Tayyip Erdoğan ve ekibi bir sonraki dönemde yeniden başımızda olacak. Buraya kadar hepsi tamam Ak Parti hükümeti yolları yaptı, ulaşıma fazlası ile kaynak ayırdı, sağlık konusunda insanların daha bir insan gibi yaşama hakkını ellerine verdi. Eski hükümetlerin Gerek Yurt içi Gereksede Dış Dünyaya bıraktığı borçları ödedi ve ödüyor. Her kes rahat ve Her kes mesut deniyor. Çizelgelerde böyle diyor. Peki ben niye bir şey göremiyorum Nerede bu ferah ve rahat içinde yaşayan halk ? Acaba başka bir Türkiye daha mı var ? Yoksa Türkiye Cumhuriyeti Gruplaramı bölündü. Zenginler ve Fakirler ayrıldımı ? Bunları düşünmekten fazlası ile sinirs istemlerim gerildi. Bir araştırma yaptım, kişisel gayretlerimle Tabii. Bir zamanlar İstanbul'un Tekstil yükünü taşıyan Eminönü, Yeşildirek, Mercan, Bayrampaşa dolaylarında gezindim. Tayyip Erdoğan ve aileside dahil 70 milyon insanı giydiren yerlerdi buralar. Gürün han, Bahtiyar Han vardı oralarda; her biri toptancı ile dolu idi ve boş dükkan bulabilmek için hava paraları öderdi toptancılar. Çok değil 8 sene olmadı yani. Ak Parti hükümeti öncesi zamanlardan bahsediyorum.. Yıl 2010 Aralık ayı hanlar virane olmuş, dükkanlar boşalmış, tekstil atelyeleri , çalılşan makinalar kapanmış, Kalan esnafında can çekiştiği bir semt kalmış oralarda. İtibarlarını Kaybetmemek için yok parasına duran toptancılar gördüm oralarda. Oralar Türkiye nin iç piyasasına hakim noktalardı, yaniii Edirne'den Hakkari'ye kadar Tüm perakendeciler buradan ürünlerini alıp satarlardı. Ne oldu Ahmet abi neden böyle hüzünlüsün diyorum , İç piyasa bitmiş kimse mal almaya gelmiyor diyorlar. Oyun Kime diyorum Maalesef Ak Parti ye diyorlar. Tıpkı benimde dediği gibi. Oyumuz Ak parti ye diyoruz hep birlikte ve herkes Türkiye iyiye gidiyor diyor buralarda. Küçük esnaf maliye, ssk, bağkur yükü altında eziliyor. Küçük esnaf yazılan, ödenmeyen senetler ve çekler yüzünden kan ağlıyor. Ama Türkiye iyiye gidiyor diyorlar. Araştırmalara devam ediyorum tabii, Ahmet abi neden böyle oluyor yalnış giden ney var diyorum . Ne olacak diyor Ahmet abi ve Ahmet abiler
Sen eğer kalkıp şehrin göbeğine alışveriş merkezlerini açarsan küçük esnafı yakarsın
Sen Teşvik adı altında yurt dışındaki perakendecileri ülkeye çekersen ve onlarda manav İbrahim'in, kasap Nurettin'in , ayakkabıcı İsmet abinin işine el atarlarsa ölürsün.
Alışveriş Merkezleri Türkiye içersinde bir Ülke olmuşlar diyor Ahmet abi, Nasıl yani diyorum ? Herhangi birine gir ve markalara bir göz at ne söylediğimi anlarsın diyor. Allah Allah diyorum , Hakikatende öyle yüzlerce Avm var ama hemen hepsinde aynı markalar var. Hepsi çok güçlü ve istedikleri gibi ip atlayabiliyorlar. İçlerinde bir kaç mağaza var onlarda, Ayrıcalık yapılmadığı için fahiş kira altında Avm lerin yükünü çeken gariban esnaflar oluyorlar. Halbuki bizim akıllı başbakanımız ve onun tayfaları azıcık kafalarını kaldırsalar , insanlara birleşin büyüyün derken onlara nasihatten ziyade yol gösterseler hoş olmazmıydı. Mesele aslında basit, hastada hazır, ilaçta; ama doktor gelmiyor. Sen bir semte 5 tane Alışveriş merkezi kuruyorsun yada izin veriyorsun. Avm kurulma maddelerine ufacık tek bir madde eklesen ve desen ki Hizmet vereceğiniz semtlerde, o semtte ekmek parası kazanan, esnaflardan en az %25 ini kapsayacak şekilde firma kabul etmek zorundasın . Olmazsa olmaz bir madde olarak bunu kabul ettirmiş olsa idi. hem çevredeki düzen daha iyi bir hale kavuşmuş olacaktı. Hemde esnaf Başbakan ın ellerine tükürmicek, öpecekti . Ama sen onu yapmıyosun
örneğin : Kozyatağı Optimum Avm : Bir firma ancak bu kadar çok el üstünde tutulabilir .Sen nasıl oluyorda E-5 in göbeğine böyle dehasa bir alışveriş merkezi yapılmasına izin veriyorsun, yanınada benzin istasyonu koyuyorsun. yıllardır trafik çilesi altında yaşayan İstanbul'luyu hayvan yerine bile koymadan üstüne üstlük 5 yaşındaki bir çocuğun bile artık bildiği bir şeyi ,Türkiye nin tarafik çilesi en çok olan yerini , hatta 2. köprününde birleştiği Bostancı - Göztepe hattının ortasına Optimum'u diktiriyorsun. Kim kazandı Başbakan ? Kim kazandı ? Sadece tek bir örnek bu. Sayın başbakan ....
Sayın Başbakan oyuna geliyorsun insanlar seni seviyor, gerçekten seviyor. Sayın başbakan sana diyorum : Bir evlat kendisini dövsede babasından vaz geçermi ? Sayın başbakan bir kardeş abisi yalnış yolda olsada abilikten silermi ? Sayın Başbakan bu Halk seni öyle seviyor. Bizler seni öyle seviyoruz. Ama ne olur Başbakan gör artık Küçük esnaf kahroldu bitti başbakan
 |
General
Aralık 22, 2010, 05:50:06 ÖS |
|
|
|
|
|
|
|
|
Etkileyici bir yazı olmuş teşekkürler. Herşey bir anda olmuyor zamanla bu sorunda çözülecektir inanıyorum.
 |
Efendi
Aralık 23, 2010, 11:06:28 ÖÖ |
|
|
|
|
|
|
|
|