Ana Sayfa
Forum
Yardım
Giriş Yap
Kayıt
Eleştirel Haber...
|
Forum
|
Forum-e
|
ilgili bilgi
|
Genel Sağlık Bilgileri
|
Kabızlık Nedenleri , Belirtileri, İlaçları Ve Ayrıntılar
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kabızlık Nedenleri , Belirtileri, İlaçları Ve Ayrıntılar
Dışkılama (defekasyon) üç günde bir veya daha geç oluyorsa, veyahut her gün olduğu halde dışkı çok katı ise, ya da dışkılama olayı güç oluyorsa (uzun süre harcanıyorsa) kabızlık söz konusudur.
Besinlerin parçalanması ve emilmesi büyük oranda ince barsaklarda meydana gelir. Ancak az miktarda yağ, yağ asidi, biraz protein, az nişasta ve sellülozun (lifler) tamamı kalın barsağın sonuna kadar ulaşır. Kalın barsakta bulunan bakteriler polisakkaritleri parçalayabilir, ancak bu parçalanma sonucu ortaya çıkan pentoz ve heksoz emilmez. Sonuç olarak kolonun temel işlevi dışkıdaki su ve elektrolitleri geri emmek ve dışkıyı atılana dek depolamaktır.
Normal bir kimsede günde 1-2 dışkılama oluşabildiği gibi, 48 saatte hatta 72 saatle bir, tamamen normal kıvamda, dışkılama bulunabilir.
Kabız teşhisi anamneze dayanmakta ise de, dışkıyı görmek de bir fikir verebilir: Kuru, sert ve küçük parçalar halinde veya büyük, kalın silindirler halindedir. Bazen anüsten çıkarken küçük kanamalara yol açabildiğinden, üzerinde az miktarda kan bulunabilir. Her gün dışkılama yapan kimselerde kabızlığın bulunup bulunmadığı şu basit usulle anlaşılabilir. Dışkılamadan sonra hastaya bir miktar «charbon medicinal» verilir. Normalde 24 - 48 saat içinde dışkıda görülmesi gerekir. 48nci saatte çıkan dışkıda kömür yoksa, her gün dışkılama olduğu halde, hasta yine kabız demektir. Kalınbağırsaklarda bulunan dışkının ancak bir kısmı çıkmıştır.
Çok kimse, arzu ettiği gibi dışkılayamadığı için kendisinde kabız olduğunu sanmaktadır. Gereksiz yere laksativler alarak, süppozituarlar koyarak veya lavmanlar (enema) yaparak «hayali» kabızlıklarını tedaviye kalkarlar ve «gerçek» bağırsak hastalığının başlamasına yol açarlar. Bağırsaklardaki dışkı değil, alınan laksativler «oto-intoksikasyon»a yol açarlar. Fazla laksativ almakla gereksiz su ve elektrolit kaybı oluşur. Uzun süre laksativ alanlarda hipopotasemi, hipokalsemi, hipermagnezemi, osteomalasi, steatore, protein kaybettiren enteropati, karaciğer yağlanması bulunabilir.
Laksativsiz yaşayamayacağını sanan, kendini sürekli hasta kabul eden ve her yakınmasını kabıza yoran kimselerde laksativ alınmasına bir süre ara verilmelidir. Hastalar genellikle bu öğüte kulak asmazlar, laksativlerini bırakmazlar. Fakat bırakıldığında, 1-2 gün sonra, dışkılamanın başladığı, kabızlığın bulunmadığı anlaşılır. Laksativlerin neden olduğu karın ağrıları ve ishal gibi yakınmalar da ortadan kalkar.
Obsessiv-kompulziv yapılı kimseler dışkıları ile çok ilgilenirler. Uzun uzun dışkıyı kontrol ederler. Küçük bir mukus parçası depresiyonlarını artırmaya yeterlidir. Depresiyonları arttıkça kabızlıkları da artar. Sonunda «Psikojenik kabız» ortaya çıkar. Laksativlerle değil, psikoterapi ile tedavi etmelidir. Yer değiştirme, çeşitli stresler (örneğin hastaneye yatma), yolculuklar -psikojenik nedenlerle- kabıza yol açabilirler.
Gerçek kabız, çoğu kez fonksiyonel bir olaydır. Yani kalınbağırsağın çalışma temposu bozulmuştur. Organik nedenlere bağlı olan kabızlık oldukça nadir görülür.
Kabızlıkta en sık yakınmalardan biri meteorizm yani gaz ve şişkinlik şikayetidir. Özellikle kalın barsağın sol üst köşesinde biriken gazlar sol omuza vuran ağrıya neden olur. Spastik kolon hastalığında ise karın sol alt kısmında ağrı meydana gelir.
Kabızlık tedavisi için ve ameliyatlardan önce bağırsakların boşaltılması için kullanılan ilaçlara laksatifler denir. Laksatifler etkilerine göre sınıflandırılır.
1- Lifli maddeler: Bu maddeler dışkının su tutmasını sağlar. Böylece dışkı yumuşar ve hacimi büyür. Tablet ya da granül biçiminde ağızdan alınır (Metamüsil, Citrusel, Psyllium, vb.) tam etkisini birkaç gün içinde gösterir. Genelde kronik (müzmin) kabızlık tedavisinde kullanılır. Doğal besinlerimizdeki lifler gibi etki yaptıklarından uzun süre kullanım için en emin tedavidir. Bol su ile birlikte yatmadan önce alınmalıdır. Bol su ile alınmazsa dışkı kitlesi bağırsak tıkanması yapabilir. Yan etkileri bağırsakta gaz yapımını artırmasıdır.
2- Barsaklarda su tutucu laksatifler: En sık kullanılanı sentetik şeker olan ve vücutta yıkıma uğramayan laktüloz dur. (Duphalac, Levolac vb.) Bu maddeler dışkının su kaybını önler. Dışkı miktarını artırmaz ancak yumuşak tutar.
3- Kayganlaştırıcı maddeler: Dışkıyı yumuşatır ve kayganlaştırır. Sıvıparafin (sokol) bu amaçla kullanılır. Ancak uzun süre kullanmamalıdır. Çünkü bağırsağı tahriş eder ve bazı vitaminlerin emilimini önler.
4- Tuz bazlı laksatifler: Örneğin, sodyumhidrojenfosfat (Fleet Enema, B.T. Enema) çabucak bağırsak boşalmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Üç ile dört ile saat arasında etkisini gösterir. Bu tür laksatifler su tutucu etkileriyle vücuttan bağırsağa su çekerler. Kolonoskopid e, bağırsak ameliyatından ya da röntgen filminden önce yalnız bir kez kullanılmalıdır. Uzun süre kullanıldıklarında vücudun susuz kalmasına ve kan elektrolitlerinde bozukluklara neden olur. Tansiyonu olanlarda, kalp ve böbrek hastalarında kullanılmamalıdır.
5- Uyarıcı laksatifler: Bu laksatifler (bekunis, pursennid vb.) bağırsak kaslarını uyararak bağırsak hareketlerinin artmasına neden olurlar. Hızla bağırsak boşalması sağlarlar. Genellikle diğer ilaçların etkisiz olduğu zaman kullanılır. Sürekli alınmamalıdır. Çünkü doğal bağırsak hareketlerinin kaybolmasına neden olabilirler.
Efendi
Eylül 04, 2010, 07:51:37 ÖÖ
Etiket:
Kabızlık Nedenleri
Belirtileri
İlaçları Ve Ayrıntılar
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
3D Mimari Sunum
|
Toptan Mont
|
Toptan Şort
|
Toptan Bot
|
Toptan Çocuk Montu
|
TinyPortal v1.0 beta 3 ©
Bloc
Yükleniyor...
Bu sitenin Web Tasarımı ve Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)
tarafından yapılmıştır.