Eleştirel Haber Menü

Güncel Konular

Eleştirel Haber Yazarları

Untitled Document
SAVAŞ BALKAN
Çocuğuma...
UMUT GEDİKLİ
Zaman Sadece...

ENES ZAİM
Her Anne Baba...
ALİ YASAN
Dil Öğrenimi...
FERDİ DURSUN
Avatar Filmi...

ELİF ZAİM
En Büyük Acısı...

İBRAHİM AKIN
Allah'ın kadrini...

TUĞBA ALTUN
Görünmeyen...

KANİ İRFAN ÖZCAN
Sen Şarküterici...

TOLGA KAYASU
Tesadüf mü?

EMİN ÇETİN
Adres Beyanı...

İstatistikler

Untitled Document
  Sitemizin bu bölümündeki konuların telif hakkı yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanımı yasaktır. Bu haberlerin paylaşımı ancak konunun ilk paragrafından sonra konunun linki verilerek yapılabilir. Aksi halde yasal işlem uygulanacaktır.
prefabrik | peruk| emlak | otel | oteller
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: En Büyük Acısı Dizindeki Yarası  (Okunma Sayısı 2615 defa)
0 Üye ve 7 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Elif Zaim
Global Moderator
Yeni eleştirmen
*****

Haber puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3



« : Nisan 11, 2010, 10:00:39 ÖS »

En Büyük Acısı Dizindeki Yarası


Bir çocuk kadar masum bakabilseydik hayata daha uzun olurdu mutluluklarımız ve sebepsiz mutlu olmanın tadına varırdık belki de..

Bir çocuğunki kadar basit olsa idi isteklerimiz daha kolaylaşırdı herşey ve daha hayat dolu olurdu belki de yaşlanmaya yüz tutmuş kalbimiz..

En büyük derdi oyuna alınmaması ya da Zeynep'in ipinden atlayamaması olan Sevde'den daha masumu var mı acaba şu dünyada?

Ya da Yaser'in attığı gol ile hüzünlenen Hüseyin'inin derdini paylaşır mıydı yufka yüreğimiz?

Biz de onlar kadar masum baksaydık hayata onlar kadar üzer miydi bizi de karabaşın yaralanması ya da tekirin sütsüz kalması?

Şu dünyada çocuklar kadar duyarlısının olmadığını iddia etmekten geri duramıyor şimdi çocukluğa heves etmiş yüreğim..Ve aslında telaştan başka birşey değil bizi engelleyen sebeplerimiz?

Bir ev halkı düşünelim ki televizyonları bozulmuş. Tamirci çağırıyorlar ve tamirci tv yi açtığında içinden avuç avuç ekmek ufakları çıkmakta..Tamirci şaşkın,evin hanımı mahcup.. Çocuğuna soruyor diyor ki :

Yavrum neden attın o ekmek ufaklarını televizyonun içine?

Çocuğun cevabı manidar:

Televizyonda Afrikalı çocuklar gördüm.Onların karnı çok açmış.Onlara verdim annecim ben o ekmekleri..

Şimdi sorgulayalım dünya telaşından önünü dahi göremeyen gözlerimizi ve hissetme güçlüğü çeken yüreğimizi?.. O çocuk kadar duyarlı mıyız?Gördüğümüz andan itibaren iki dakika sürmeyen bir hüzün mü yoksa yüreğimizi kaplayan ve tekrar telaşa daldıran..?

Onların gözüyle bakmak hayata.. Gördüklerimizi onların gözüyle anlamlandırmak..

Şimdi çocuk olsaydınız bir düşünün; en büyük isteğiniz oyunu kazanmak ve en büyük derdiniz oyuna alınmamak olsa idi ya da bilyelerinizi kaybetmek.. Ve tüm harçlığınızı minnoşa süt almak için harcasaydınız.Hiç telaşınız olmasaydı..Akşamın olmamasını sadece oyun bitmesin diye isteseydiniz ve dünyadaki kötülükleri hiç bilmeseydiniz.Hırsızlığı arkadaşımın kalemtraşını izinsiz alırsam bana küser diye tanımlasanız ve kötülüğü arkadaşımın kalbini kırarsam Allah üzülür diye adlandırsanız.. Ne güzel olurdu hayat değil mi hepimiz çocuksu yüreğimizi öldürmeseydik ve hep canlı tutabilseydik?

Ne derdimiz olsa idi ne tasamız.. En büyük derdimiz oyuna alınmamamız ve en büyük acımız dizimizdeki yaramız..

Onlarsız dünya çok sıkıcı olurdu...İçinizdeki çocuk hep mutlu ve canlı kalsın inşallah..


Selam ve Dua ile.. Elif Zaim
       
                                                                                 


Facebook'a Ekle Google Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2010, 10:22:21 ÖS Gönderen: lal »
Logged

nastenka
Global Support Administrator
uzman eleştirel haberci
*****

Haber puanı 97
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.470


« Yanıtla #1 : Nisan 11, 2010, 10:42:49 ÖS »

Sevgili Elif hanım;

yazılarınızı büyük bir zevkle takip ediyorum. Bugünkü yazınız bana daha bir güzel geldi. yazınızın içindeki karakterlere hem madden hem de manen bel bağlamış birisi olarak, dünyaya olan mesguliyetimiz hem zeynepleri hem hüseyinleri ve hemde yaserleri onlar kadar anlamaya engel olmamalı. Anladıgımız kadarına gözlerimizi kapatıp dinlemediklerimiz kadar yasamamalıyız masumluklarını.

Biz eğer onlar kalpli olsa idik inanın hem onlar masu kalırdı hemde örnek alacakları büyükleri örnek alınmaya değer olurdu.

Teşekkür ederim..
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2010, 10:43:29 ÖS Gönderen: nastenka » Logged

elestirmen
Global Support Administrator
uzman eleştirel haberci
*****

Haber puanı 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2.110


« Yanıtla #2 : Nisan 11, 2010, 10:54:22 ÖS »

tşk ederim akıcı bir yazı dizisi olmuş
Logged

Elif Zaim
Global Moderator
Yeni eleştirmen
*****

Haber puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3



« Yanıtla #3 : Nisan 11, 2010, 11:00:25 ÖS »

rica ederim ikinize de teşekkürlerimi sunarım..

Dünya telaşından yorulan yüreklerimiz huzuru sevmekte masumlukta buluyor..

Ve dediğiniz gibi biz masum olabildikçe yakışacağız onların temiz dünyasına ve biz masum kalabildikçe bakabileceğiz onların gözüyle dünyaya..


elestiriyoruz.com' da olmaktan çok mutluyum..
Logged

gtuncmen
Acar eleştirel haberci
****

Haber puanı 64
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 893


edep ya hu...


« Yanıtla #4 : Nisan 18, 2010, 10:38:24 ÖÖ »

sanıyorum bu yazı bana hayatımda bazı şeylerin neden bana bu kadar zor geldğini söylüyor...:)

çok hoş aynı zamandada manidar bir yazı ...
 teşekkürler:)
Logged

Bir elma kurdu olsam
ve elmanın içinden hiç çıkmasam...

abdullah akgün
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Mayıs 12, 2010, 05:22:23 ÖÖ »

s.a  Öncelikle güzel bi yazı tşk ediyorum..
aslında içimizde hep o çocuk varda biz istemiyoz çıkmasını çocuksu ruhumuz kirlenie diye. yoksa bu yazınızı okuyupta duygulanmamak mümkün değil. yapabileceğimiz çok basit bi şey var aslında karşımızdakini kendimiz gibi görmek yeterli...
Saygılarımla...
Logged

batı22
Yeni eleştirmen
*

Haber puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 50


« Yanıtla #6 : Ağustos 21, 2010, 02:11:31 ÖÖ »

Dün bir çocuk öldü Gazzenin kuytu köşelerinde, katiline kin duyamayacak kadar saf. Kanlı oyuncağı kaldı yıkıntılar arasında, kızımın Elifimin oyuncağına benzeyen. Son çocuksu yanımıda taşa çevirdi kanlı oyuncak. İlaçsız can-hıraş feryatlar içindeki bebeler düştü aklıma yazınızı okuyunca. Gerildi yine yüzümün çizgileri. Hayır hayır kızmayın bana... Bu masumluğun içine niye soktum diye kanı, ölümü. Bir bilseniz o kadar çok sebebim var ki....
Logged

Efendi
Global Support Administrator
uzman eleştirel haberci
*****

Haber puanı 32
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 2.966


Biz Siyaseti Vatan Aşkı Olarak Biliriz...


« Yanıtla #7 : Ağustos 21, 2010, 09:50:52 ÖÖ »

teşekkürler..
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Sponsor Bağlantı

TinyPortal v1.0 beta 3 © Bloc